NUDGE-DÜRTME NEDİR?

DAVRANIŞSAL EKONOMİ YÖNTEMLERİNİ KURUM KÜLTÜRÜ ÇALIŞMALARINDA KULLANMAK MÜMKÜN MÜ?

Küçük veya büyük tüm yapılarda kurum kültürünün açık bir şekilde ortaya konulması ve en yukarıdan en aşağıya tüm çalışanların bu kültür ile uyumlu olması, çalışan bağlılığına ve performansına doğrudan etki eden temel unsurdur. Organizasyonel kültürü kurum içinde benimsetmek aynı zamanda belirli davranışların değişmesi gerekliliğini de beraberinde getirir. Ancak kurumun genelinde davranış değişikliği oluşturmak oldukça zordur. Araştırmalar, büyük ölçekli değişim girişimlerinin yaklaşık %70’inin nihai hedeflerine ulaşamadığını gösteriyor.1 Genel olarak davranış değişikliğine yönelik üç strateji kullanılır: kısıtlamalar, teşvikler ve ikna. Davranış değişikliği için kullanılan bu stratejiler maalesef her zaman yeterli olmuyor. Günümüzde geleneksel 3 yaklaşımın yanına son olarak Nudge/Dürtme stratejisi eklendi.

DAVRANIŞ DEĞIŞIKLİĞİNDE YENİ BİR METOT: NUDGE

Peki nedir Nudge/dürtme? En basit haliyle bireylere istenilen davranışları yaptırmaya yönelik etkili küçük bir yardım, yönlendirme olarak tanımlayabiliriz.

Herhangi bir zorlama, finansal teşvik, yaptırım veya talimat verme ihtiyacı duymadan; arzulanan davranışa teşvik eden genel bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor. Davranışsal ekonomi çalışmalarında ve kamusal alanda oldukça fazla kullanılan nudge stratejisini şehirlerdeki çöp sorunu örneği üzerinden inceleyebiliriz. Sokaklara çöp atılmamasını bilmemize rağmen bu sorun pek çok şehirde ciddi anlamda halen devam ediyor. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yapılan bir çalışmada sokaklarda çöp kutuların yönlendiren ayak izlerinin yere atılan çöp miktarını %46 azalttığı tespit edildi. Basit bir yönlendirmenin (nudge/dürtme) yarattığı etki şüphesiz oldukça yüksek.

Karar alma süreçlerinde bilinçli ve rasyonel hareket etmiyoruz! Düşünsel süreçlerimiz %90’ı bilinçsiz bir şekilde otomatik olarak gerçekleşirken3 davranışımızı şekillendiren faktörlerin %80’i bilgi ya da bilinçli farkındalıktan kaynaklanmıyor.2 Ancak pek çok şirket ve kuruluş sıklıkla kültürel davranış değişikliğini meydana getirmek için bilinçli olarak çalışanların fikirleri değiştirmeye odaklanır. Oysa ki “İnsanlar mantık çerçevesinde düşünen kişisel çıkarları maksimize eden rasyonel yaratıklar değil; dürtüler, alışkanlıklar ve ortam tarafından yönlendirilen” canlılardır. Genel olarak kararlarımız içinde bulunduğumuz ortam ve bağlamdan etkilenir. Kararlarımızı alırken çoğu zaman duygularımız devreye girer ve sosyal çevreden ciddi anlamda etkileniriz.

 

 

SİSTEM I- SİSTEM 2

Psikolog Daniel Kahneman’ın “Hızlı ve yavaş, Düşünme” adlı kitabında düşünme ve karar verme süreçlerimizi anlatır. Kahneman’ın yaptığı çalışmalara göre iki farklı sistem söz konusudur. Sistem 1 bizim hızlı, otomatik ve duygusal karar verme sistemimizdir. Bu sistem dürtüler, alışkanlıklar ve inançlar ile karar verir. Sistem 2 ise mantıklı karar veren daha karmaşık yapımızdır ve planlama, problem çözme ile rasyonel düşünmeyi sağlar dolayısıyla da yavaştır. Kahneman’a göre, dünyayı gerçekte olduğundan daha düzenli, basit, öngörülebilir ve tutarlı görmemizi sağlayan sistem 1, hata eğilimli zihinsel kısa yollara sebep olur.

Gündelik akışışın içinde çoğunlukla sezgilerimize (sistem 1) güvenerek hareket ediyoruz dolayısıyla, zihinsel süreçleri (sistem2) temel alarak davranış değişikliği oluşturma çalışmaları çok verimli sonuçlar doğurmuyor. Bu noktada dürtmeler insanların elinden seçme gücünü almadan yaptıkları seçimleri etkilemeye yardımcı oluyor.

Dürtme/Nudge son dönemde ekonomi ve psikolojinin bir araya gelmesinden oluşan yeni bir disiplin olan davranışsal ekonomiye dayanıyor. Davranış ekonomisi temel olarak İnsan davranışlarının nedenlerini araştırıyor. Sosyal psikoloji alanındaki araştırmalar doğrultusunda insan davranışının ekonomiye yansımasına odaklanıyor. Bu kapsamda nudge/dürtü temelli davranış ekonomisi kavramını kurum kültürü çalışmalarında kullanmak ise mümkün. Daha mutlu çalışanlar ve performans artışıyla neticelenecek davranış değişikliği süreçlerinin dürtüler ile planlanması uzun yıllardır bu alanda çalışan insan kaynakları profesyonelleri için yeni bir çalışma alanı olabilir.

 

2010 yılında İngiltere hükümetine bağlı olarak faaliyet göstermeye başlayan Behavioural Insights Team bu alanda ilk ciddi kamu yatırımı olurken, 2015 yılında Obama yönetiminin Beyaz Saray’da davranış̧ bilimleri ekipleri kurması bu konuya verilen önemi ortaya koyuyor. Türkiye’de ise 2017 yılında Ekonomi Bakanlığı bünyesinde “davranışsal kamu politikaları” çalışmaları başladı. Yakın zamanda birçok özel şirketin insan kaynakları departmanlarında da bu konunun gündeme alınacağına inanıyorum.

 

 

 

 

(1)John Kotter, Leading Change (Cambridge, MA: Harvard Business Review Press, 2006).

(2) Daniel Kahneman popularized System 1 and System 2 in Thinking, Fast and Slow (New York: Farrar, Straus & Giroux, 2011).

(3) Reagan, J., & McLaughlin, K. (2013). Rein in Your Brain. Friese Press.

(4) The Behavioral Insights Team. (2010). Mindspace. Influencing behavior through public policy. Retrieved January 7, 2016 from http://www.behaviouralinsights.co.uk/publications/mindspace/

2019-07-03T08:10:41+00:00